Gafur Olan Allah Hoşgörülü Olma ve Affetme Yetisi, Yeteneği Verendir
2 Mart 2019
Peygamberimizden Bir Dua
2 Mart 2019

İNSAN NEYE ÜZÜLÜR?

Neye üzülmez ki değil mi?

Üzülmeyi istedikten sonra, üzülecek ne çok şey bulur insan.

Vara yoğa, gelmişe geçmişe, olmuşa olacağa.

Düne, bu güne, yarına,

Ya olmazsa, ya bitmezse, ya gelmezse gibi

İhtimal dahilin de olan şeylere,

İhtimali çok uzak bile olsa, pek çok şeye,

Kalbine doğana, aklına takılana, beyninde şimşek çaktırana,

Duygularına ket vurana,

Sinirlerini yıpratana,

Anlaşılmamaya,

Anlatamamaya,

Anlayamamaya,

Dil yarasına, el yarasına, gönül yarasına,

Emeklerinin zayi oluşuna,

Kadir kıymet bilinmeyişine,

Bile isteye incitilişine,

Yetememeye, gidememeye, dönememeye,

Sevilmemeye, özlenmediğini hissetmeye, işi düşülünce aranmaya,

Fitnenin içine düşmüş olmaya,

Kararsızlıklar içinde boğuşur olmaya,

Olana, bitene, olması gerektiği halde olmayana,

Olmadığı halde ihtiyaç duymaya,

Olmasa da olur diyebilir olmamaya,

Olanla yetinemeyişe,

Olmuş bitmiş deyip bitiremeyişe,

Gülmekle ağlama arası gidip gelişe,

Gülümsetemeyişe,

Gülümseyemeyişe,

Gülümsenmeyişe,

Yükün çokluğuna,

Acının derinliğine,

Sorunun büyüklüğüne,

Emniyetin olmayışına,

Sadakatin kayboluşuna,

Nezaketin can çekişine,

Saygının yerlerde gezişine,

Dürüstlüğün ahmaklık sayılıp,

Sahtekarlığın zekilik sayılışına,

Cimriliğin uyanıklık,

Cömertliğin enayilikle bir tutuluşuna,

Yapmadığının yapmış sayılıp,

Yaptıklarının işe yaramayışına,

Bazen kendine yetmekte zorlanışına,

Bazen unutmadığı halde unutmuşçasına yanlış yapışına,

Bazen yanılamaması gerektiği yerde yanılışına,

Bazen her şeyin sıradanlaşmış olmasına,

Bazen anlamın anlamını kaybettiğine,

Bazen kendini bile tanımakta zorlanışına,

Bazen tanıdığını sandıklarını şok edişine,

Bazen sebepsiz ağlıyorum deyip,

Onlarca sebebi yüreğinde toplayışına,

Yüzlerce küçük sayılan hatayı tekrarlayışına,

Binlerce kez kendine verdiği sözlerde durmayışına,

Yüz binlerce ümitle bekleyişin zorluğuna,

Sınırsız yetkisi, gücü, kudreti olan Rabbine rağmen,

Üzülüyor olmasına üzülür insan!

Hem zaten üzülmeli de aslında değil mi?

Pişmanlık kişiyi Allah’a yaklaştırıyorsa,

Mükemmel arındırıcı bir duygudur.

Üzülmelidir insan, üzmemeyi öğrenmek için.

Üzülmelidir insan, düştüğü çukura bir daha düşmemek için.

Üzülmelidir insan, üzülenlerle empatik ilişkiler kurabilmek için.

Üzülmelidir insan, farkındalığını arttırmak için.

Üzülmelidir insan, sırf üzdüklerini üzdüğü için.

Üzülmelidir insan, sevgiye kıymet vermediği için.

Üzülmelidir insan, kusurlarıyla yüzleşmekten kaçtığı için.

Üzülmelidir insan, bencilleştiği için.

Üzülmelidir insan, üzdüklerinin hakkına girdiği için.

Üzülmelidir insan, ödülü hak edecek bir hayatı kuşanmadığı için.

Üzülmelidir insan, Cennetlik olduğu kesinmiş gibi yaşadığı için.

Üzülmelidir insan, Cehennemden yeteri kadar korkmadığı için.

Üzülmelidir insan, peygamberi evladından iyi tanımadığı için.

Üzülmelidir insan, kitabını gereği gibi okumadığı için.

Üzülmelidir insan, bu güne kadar çok boş vakit geçirdiği için.

Üzülmelidir insan, mükemmel bir bedeni getirdiği hal için.

Üzülmelidir insan, yüreğine rağmen kendi kalesine gol attığı için.

Üzülmelidir insan, yüreğin sahibini yüreğine sığdıramadığı için.

Ve üzülmemelidir insan, dünyanın geçici olduğunu bildiği için.

Ve üzülmemelidir insan, Rabbinin gazabını geçen affı olduğu için.

Ve üzülmemelidir insan, Allah’ın affına güvenmekle kalmayıp,

‘Benim namazım, ibadetlerim,

Hayatım ve ölümüm Allah içindir!’ der ve buna uygun yaşarsa,

Cennette üzüntüyü bizden gidereceği müjdesini Rabbinden,

Daha bu dünya da aldığı için.

 

Üzülmemelidir insan!

Üzülmekte dozu çok iyi bilmeli,

Gözyaşlarını teraziye koydurtacak şeylere üzülüp,

Üzülmesini bile rahmete çevirebilmelidir.

Haydi öyle ise kardeşler,

Üzülmeyeceğimiz bir dünyayı kurmak benim gayretim!

Allah için bana yardımcı olmak isteyenleri,

Bu kutlu yola davet ediyorum.

Varım diyenlerin sayısını arttır,

Bize yardımcılar gönder,

Bizi katından bir güçle destekle,

Güldüren ve ağlatan sensin Rabbim! diyerek,

Güldüğümüz anların şükrünü,

Ağladığımız anların hüznünü,

Amel defterimizin sağına kaydettirebilecek,

Şirksiz bir imanla yaşamayı,

Bizden hüznü gidereceğin anı,

Sabırla beklemeyi bize öğret!

Ya Sabur! Ya Fettah! Ya Selam!

Amin!

Hatice Dilek Cengiz

Yaşam Koçu

“Sarp Yokuş II”  Adlı kitabından Alıntıdır

Bir Cevap Yazın